• Dolar Alış TL
  • Dolar Satış TL
  • Euro Alış TL
  • Euro Satış TL
Reklam
Reklam

PLANSIZ, PROGRAMSIZ YAPILAŞMA!

Reklam
, 0 Yorum

Şehrimizin yeni kesiminde gelişigüzel plânsız, programsız bir gelişme var. Şehrin bu kesimi bir yandan Kezer Çayına, öbür yandan Kasaplar Deresine ve diğer taraftan Tillo’ya doğru sağlıksız bir gelişme gösterirken, eski kesim tamamıyla ihmal edilmiş bulunmaktadır.

Bugün için Şehrimiz başlıca iki kesimde mütalaa ediliyor. Atatürk Anıtı’nın da yer aldığı meydanın üst kesimi ve altında kalan yeni kesim! Yeni kesimin sağlıksız bir şekilde gelişmeye devam etmesine karşılık, eski kesimdeki metruk ve mail-i inhidam evlerin sayıları giderek artmaktadır. Şehrin eski kesiminin ihya edilmesi için hiçbir çaba sarfedilmediği gözlemlenmektedir. Eski kesimde daracık sokaklar, yıkık ve metruk evler var. Oysa bu eski kesiminin ihya edilmesi durumunda, Şehrin yeni gelişim alanından çok daha elverişli olacağı bir gerçektir. Şehrin eski kesimi, yeni kesime göre hayli yüksektir. Atalarımız, bu kesimi yerleşim alanı olarak tespit ederlerken, birçok özelliklerinden yararlanmayı hedef edinmişlerdi. Şehrin eski kesiminde hiç bir yolun yağmur ve kar yağışları sebebiyle kapanmaması hala geçerliliğini korumakta. Çünkü yüksek ve meyilli olan bu kesimde kar ve yağmur suları birikmez, aşağıya akar. Dolayısıyla su birikintileri olmaz!

Şehrin eski kesiminin yeniden canlandırılması için bu kesimde yeni ve geniş caddelerin açılması zorunludur. Eski kesimdeki mevcut caddeler ve yollar 1935’li yıllarda Vali ve Belediye Başkanlarınızdan Merhum Sakıp Beygo zamanında açılmıştı. O zamanın imkânlarıyla kazma küreklerle ve nakliye işi merkeplerin sırtlarında açılan bu yolların bir de paralel olarak Şehri ikiye bölecek geniş caddelerin yapılması planlanmış ve imar planına dahil edilmişti. Şehri (eski kesim) enine bölecek bu caddelerden biri Şeyh Musa Yolunun üstünden Iveyndurre Camiine doğru açılan ve Ulu cami yoluna bağlanarak, Şeyhit Zeynep Mezarlığına kadar açılacaktı. İkinci bir yol ise yine Şeyh Musa Mezarlığından, Doğan Mahallesine, oradan Şeyh El Mebuni mezarlığının bitişiğinden, Meşayihler Çarşısı ile kuyumcular çarşısına ve oradan da yine Şeyhit Zeynep Mezarlığına ulaşacak şekilde planlanmıştı.

Eski kesimi enine bölecek sadece bu iki caddenin gerçekleşmesi durumunda, Şehrin bu kesimi büyük ölçüde canlanacak ve terk edilmeyecekti. Haliyle, Şehrin bu kadar yayılmasına, arsa spekülasyonlarına da büyük ölçüde engel olunacaktı.

Şehrin eski kesiminin yeniden ihya edilmesi isteniyorsa, geçmişte imar planına dahil edilen ve uygulanamadığı için tadilatlarla imar plânından kaldırılan bu iki caddenin açılması zorunludur. Ayrıca Atatürk Anıtının üstünde kalan özel idare hizmet binasının, iş bankasına ait hizmet binası ile Şehrin eski kasaplar çarşısının Çarşı Camiine kadar yıktırılarak meydanlığa dönüştürülmesi gereklidir.

Evet, Şehrin eski kesiminin ihyası için ciddi bir ameliye gereklidir. Ancak, böyle bir ameliyeyi gerçekleştirecek irade maalesef yoktur. Çünkü Siirt’i gerçek anlamda düşünen ve gelişmesini ciddi olarak kurgulayan bir yönetimin mevcut olduğuna inanmıyoruz! Bakalım, yeni belediye yönetimi bu ciddi ameliyelere girişmek cesaretini gösterecek mi, yoksa, (böyle gelmiş, böyle gider) diyerek başını kuma gömen develer gibi mi davranacak!!!

ANEKDOT

İlimizde 1934-1936 yılları arasında Vali ve Belediye Başkanı olarak görev yapan SAKIP BEYGO, eski Siirt’in çehresini değiştiren kişi olarak tanınmıştır. Şehrin bugün eski kesimi olarak bilinen yörede mevcut birkaç caddeyi açan da kendisi olmuştur. Merhum Sakıp Beygo’nun hizmetleri bu gün bile minnetle ve şükranla yadedilmektedir.

Merhum Vali’nin hizmet verdiği yıllarda araç, gereç namına hemen hiçbir şeyin bulunmadığı yol yapımlarında kazma, kürek dışında kullanılacak bir araç olmadığı, nakliye vasıtası olarak da merkeplerin kullanıldığı düşünülürse, verilen hizmetlerin büyüklüğü daha iyi anlaşılacaktır. O günün şartları içinde, Cumhuriyet Caddesi ile Şehrin eski kesimindeki diğer caddelerin açılmasının gerçekten bir mucize olduğunu kabul etmek lâzım.

O yılları yaşayanların anlattıklarına göre, üzerlerinde cas binalar, dar sokaklar, sabatlar golğanlar ile dolu bu kesimlerde kazma, kürekle ve sadece insan gücüne dayalı olarak yol  hele, hele cadde açabilmek tam anlamıyla bir mucizeydi. İşte, Rahmetli Sakıp Beygo, bir mucizeyi böyle gerçekleştirmişti.

Yine o yılları yaşayanların ifâdelerine göre, Rahmetli Sakıp Beygo yıktırmağa karar verdiği çıkmaz sokaklara arabasını sürer ve:

-Vali’nin arabası hiç durur mu! diyerek  ve talimatlı olarak beraberinde getirdiği yıkım ekibine, yol üzerindeki yapıları yıkmaya başlamaları emrini verirmiş.

Rahmetli Sakıp Beygo’nun yol programında Şeyh Musa Türbesinden, Doğan Mahallesine (eski adıyla Ğolaniye), oradan da Batı mahallesinin (eski adıyla IMHELLİT IS SOK) bugün mevcut olan 913. nolu sokağından, Kuyumcular Çarşısına (Sok ıs siyyeğ) ve oradan da bugünün yetiştirme yurdu yanındaki meydana (IC CEMBE) uzatılması tasarlanmış bir cadde varmış. Bu Cadde, bugün SİİRT GAZETESİNİN İDARE YERİNİN OLDUĞU BİNADAN, yani evimizden büyük bölümünü de alacak şekilde programa alınmıştı.

Aile büyüklerimizin anlattıklarına göre, o zaman, Siirt evlerinin tipik bir örneği olan evimizden cadde geçecek korkusuyla Rahmetli Dedem’in (HACI SALİH ÇETO) büyük bir telâşa kapıldığı ve ikide bir, bin bir emekle vücuda getirdiği eve bakıp, bakıp:

-Vallahi, bu Vali’nin şakası yok, evimizi başımıza yıkacak! diyerek ne kadar telâşlandığı ve üzüldüğü anlatılır.

Keşke, Merhum Vali Sakıp Beygo’nun zamanı el verseydi de, bugün eski Siirt olarak tabir ettiğimiz kesimde açmayı plânladığı, Şehri enine kesecek caddeleri açsaydı, buarada varsın, bizim evimiz de yıkılmış olsaydı.

Rahmetli Sakıp Beygo’dan 80 küsur yıl geçti. Şehrin eski kesiminde yol açmak için bir kazma bile vuran olmadı.

TAŞLAMALAR

İŞİ-GÜCÜ BIRAKTIK

İSTANBUL’A BAKMIŞIZ

FATİHİ KİM OLACAK

KAFAMIZA TAKMIŞIZ

TÜRKİYE’DE BULUNAN

TOPLAM BELEDİYELER

BİLİN İSTANBUL KADAR

RANTA SAHİP DEĞİLLER

BU BİR RANT KAVGASIDIR

İŞİN ÖZÜ, ASLI BU

BUNDAN KAYNAKLANMAKTA

BİLİN FETİH ARZUSU

GEMİLERİ KARADAN

KİM YÜRÜTÜR GÖRELİM

İMAMOĞLU MU YOKSA

YILDIRIM MI BİLELİM

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN